Thursday, September 24, 2020


Ayasofya Giriş Zammı – 1 Mart 2020

Ülkemizin her bölgesi ayrı bir güzel olduğu gibi farklı kültürlerin hazinelerini de içinde barındırıyor. Millet olarak bu hazinelere tabi ki…


Ülkemizin her bölgesi ayrı bir güzel olduğu gibi farklı kültürlerin hazinelerini de içinde barındırıyor. Millet olarak bu hazinelere tabi ki sahip çıkmıyoruz, çünkü bunun bilincinde değiliz. Tarihi yapıların dibinde ateş yakıyor, duvarlarına sikkodan isimlerimizi ya da baş harflerini kazıyor ve tarihi tahrip ediyoruz. Bütün bunların yanında mevzu para ya da zam olduğunda ise bilincimiz akılları zorluyor ve kulakarkasıspor’a göz kırpıyoruz.

Evet 2019 yılındaki zam pardon “fiyat güncellemesi”nden sonra yeni bir zam daha yapıldı ve Ayasofya giriş ücreti 100 TL oldu. Daha önceki fiyat 72 TL idi. Ocak 2020 enflasyon oranı %12,15 olmasına rağmen yapılan %35-40 civarı zam tabi ki umurumuzda değil. Doğalgaz, elektrik, akaryakıt vs alıştık. Enflasyon %10 seviyelerindeyken zamlar %30-40 oranında olmalıdır diye biliyorsunuz ki temel bir ekonomik görüş ülkemizde yer edinmiştir. Vatanımıza milletimize hayırlı olsun.

Öncelikli görüşüm bu zam ultra gereksiz ve haksız yapılan bir zamdır. 80 milyon nüfusun %10 dahi tarihi yerleri gezmeye eminim ki gitmemiştir. Cennet vatanın her bir köşesi tarihi hazinelere sahipken vatandaşı buraları keşfedememiş bir ülke olmamız ne acı. Bu zam haberini okuyan vatandaş buralara adım atmaya korkar. Oysaki olayın arka planı müze kart sistemidir. Müze kart ile Ayasofya dahil 300 müze ve ören yerine 1 yıl içinde giriş yapılabilmekte ve ücreti de 70 TL’dir. Durum böyle iken Türk Vatandaşlarının giriş ücretine zam yapmak da ne demek oluyor? Bu zammı turistlere yaparken kendi vatandaşınıza yapmayın. Korumaktan aciz olunan tarihten hazır para kazanılırken bu algıyı oluşturmayın. Aksine belediyelerinizi tertipleyin ve ülkenin her yerine her sokaktan, her mahalleden insanları toplayıp götürün; işte memleketimiz! dedirtin.

Bu arada müze ve ören yerlerinin bir de arka planı var ki burası araştırmaya değer. Özelleştirme ile hangi firmalara kaç paradan ne kadar süreliğine ihale edildiğini aşağıya aktaracağım. Düşünsenize nakit para basan bir bankanız var ve bu bankayı yok parasına başka birine devrediyorsunuz. Sizce de garip değil mi?

İlgili haber;

2010 yılında özelleştirilen müze giriş sistemi, bilet fiyatlarının yıllar içinde katlanarak artmasına sebep oldu. Uzun yıllardır TÜRSAB (Türkiye Seyahat Acentaları Birliği) ortaklığına ihale edilen sistem, bu dönem 9 yılığına SICPA Türkiye firmasına verildi. Ziyaretçi sayısının milyonları bulduğunu düşünürsek ciddi bir kamusal kaynağın özel şirketlere aktarıldığı görülüyor.

Müze ve ören yerleri gişelerinin idaresi işleri, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı DÖSİMM (Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü) tarafından 27.02.2018 tarihinde yapılan ihale ile SICPA Türkiye adlı İsviçre menşeli bir firmaya devredildi. SICPA Türkiye ihaleye önceki dönem de katılmış, ancak kazanamamıştı. SICPA şirketinin arkasında Cüneyd Zapsu’nun asistanı ve bir dönem AKP milletvekili adayı da olan Cavidan Gülşen Karanis Ekşioğlu’nun adı geçiyor.

İHALE KAMU YARARINA MI?

Türkiye’nin en çok ziyaret edilen, Topkapı Sarayı, sarayın Harem Dairesi, Ayasofya Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Pamukkale (Hierapolis), Efes Antik Kenti ve Göreme Tarihi Milli Parkı gibi müze ve ören yerlerinin de içinde bulunduğu 54 müze ve ören yeri için yapılan ihaleyi SIPCA Türkiye firması, 3.907.000.000,00 TL teklif vererek kazandı.

Bazı müze ve ören yerlerinin 2018 yılındaki ziyaretçi sayılarına bakıldığında ihalenin kamu yararına olup olmadığı ortaya çıkıyor.

Topkapı Sarayı: 2 milyon 980 bin 450
Ayasofya Müzesi: 2 milyon 890 bin 873
Pamukkale Ören Yeri: 2 milyon 172 bin 740
Efes Antik Kenti: 1 milyon 543 bin 690

MÜZE GİRİŞ ÜCRETİ 72 TL’YE KADAR ÇIKTI

Kültür ve müzecilik faaliyeti ile bir ilgisi bulunmayan bu firmanın ihaleyi kazanması toplumun ortak mirasının özel şirketlere peşkeş çekilmesi tartışmasını tekrar alevlendirdi. Üstelik 2018 yılında müze ve ören yerleri giriş ücretlerine yapılan %50 zamma, 17 Temmuz 2019 yılında yapılan %20 zam eklendi. SICPA Türkiye firması müze girişlerine yaptığı zamlarla gündeme oturdu. Her yıl ortalama 2 milyona yakın turistin ziyaret ettiği Efes Antik Kenti, Topkapı Sarayı ve Ayasofya Müzesi giriş ücretleri 60 TL’den 72 TL’ye çıktı. Denizli’deki Pamukkale (Hierapolis) ören yerinin giriş ücreti 50 TL’den 60 TL’ye çıktı.

ÖZEL ŞİRKETLER KÜLTÜR ALANINI KENDİ REKLAM YAPMA ARACI OLARAK KULLANIYOR

2011’de aynı faaliyeti yürüten TÜRSAB, müze gelirlerinin %11’ini kendisi kullanabiliyordu. SICPA Türkiye firması da yılda ortalama 60 milyon TL gelir sağlayan müze ve ören yerlerinin gişelerinden bir hayli kazanç sağlayacak gibi görünüyor. 2008 yılında büyük reklam ve ilanlarla tanıtılan Müzekart ile ilk yıllarında 20 TL’ye tüm müze ve ören yerlerine giriş yapılabileceği söyleniyordu (Ardından birçok ören yeri ve müze Müzekart kapsamından çıkartıldı). Ancak günümüzde gelinen nokta, 72 TL ye varan giriş ücretleri oldu. Özel şirketler, kültür alanını kendi reklamlarını yapma aracı olarak kullanarak, kârlarına kâr katmayı planlamaktadır. Halbuki tarih, kültür ve sanat alanları, toplumun tüm kesimlerinin ulaşabileceği alanlar olmalıdır. Bunun yolu da kültür alanının kamuya ait, devredilemez bir yapıya büründürülmesi ile olacaktır. kaynak